http://sairlermaras2.blogspot.com.tr/

Yükleniyor...

29 Eylül 2014 Pazartesi

DİRGEN ALİ

KİMDİR:  Afşin'in kadın Ozanı Dirgen Hacça'nın   eşi, 
Ozan Dirgen İsa Binboğa'nın  babası ve ozan Mehmet Binboğa'nın dedesidir. 

Hacı bebeklerden Haçça, Lorşin köyünde Dirgen Ali’ye gelin gider.
Ozan Haçça otoriter bir kadın olur. Dirgen Ali’nin mallarını çekip çevirir zengin olurlar. Artık yetişkin dokuz oğulları vardır. Dikenli Köyünün hududunda olan tarlaları yüzünden, Dikenli Köylüleri Dirgen Ali’ye  bela olurlar. Kimsenin görmediği bir yerde Dirgen Ali Dikenli’den beş adam vurur.
Dokuz oğlu ile birlikte Antep’in Kilis kazasında hapis olurlar. Hakim, tanık yetersizliği nedeniyle, Dirgen Ali’yi ve altı oğlunu serbest bırakır. Üç oğlu hapiste kalır. Son mahkemede Ozan Haçça hâkime: “Benim diğer çocuklarımı da serbest bırakın,” der.
Hâkim:  “Kocanı ve altı oğlunu bıraktık işte daha ne istersin,” der.
“Hangisinin suçlu olduğunu sanıyorsun hâkim bey?”
“Bunlardan biri muhakkak.”
“Ya suçlu olanları bıraktı isen…  Ne hakla, suçu kanıtlanmayanları içerde tutarsın.  Hepsini geri dama sok ya da hepsini bırak.”

Hâkim düşünür.  Haçça kadın haklı. Neticede hepsini serbest bırakır.
Köylüler birleşmiş karşı tarafla barıştırmak istemişlerdir. Dirgen Ali’yi, bu barışma merasiminde düşmanları vurup öldür.

Dirgen Ali Kilis’de hapis yatarken karısı Haçça’ya gönderdiği  mektupta şu dörtlük de vardır:

Haçça senden karşılığını isterim
Yazdığımı cemaata gösterin
Ceza evinde dokuz aslan beslerim
Alnıma yazılmış bu kara yazı

Haçça Dirgen Ali’ye gönderdiği mektupta dokuz oğlunun isimlerini zikrederek şöyle yazar:

Kader böyleymiş bulmam bahane
Karga hücum etti uçan şahana
Bir parmağını vermem cihana
Beyimi konakta göreydim bari 

Beyimle çok sefalar sürdüğüm
Misafire türlü yemek verdiğim
Nazlı kıra gümüş takım vurduğum
Muhammet’i üstünde göreydim bari

Cahil gelinlerim yola bakıyor
Kır at kişneyince beni yakıyor
Fakım Dikenli’ye düşman çıkıyor
Mavzer dalında göreydim bari

Kaba ağacın gürlemesi dalınan
Günlerim  geçiyor ahu zarınan
Emmim ilen dayım ilen el ilen
Cumanın düğününü kuraydım bari

Cahil kaldı şu Mahmut’un gelini
Zalim düşman daldan aldı gülümü
Kahpe felek göstermeden ölümü
Çocuklarımı burda göreydim bari

Kilitli kaldı odayın  kapısı
Gubucu istiyor tarla tapusu
Baş baş oldu Lorşinli’nin hepsi
Hasmının üstüne geleydin bari

İsmail’i sizden aşağı görmem
Abbas Yemliha’yı gözümden ırmam
Bin öğüt versen birini almam
Dokuzunu burda göreydim bari


DİRGEN ALİ’YE ÖLMEDEN ÖNCE
KARISI HACCA’NIN SÖYLEDİĞİ AĞIT

Cezaevinden çıkan Dirgen Ali, bir gün hanımı Haçca (Hatice) ile sohbet ederken eşinden, kendi adına, ölmüş gibi ağıt yakmasını ister. Bu isteği duyan Ozan Hacca kadın şaşırır fakat kocasının ısrarına dayanamayıp duygularını şöyle ifade eder:

Merdiveni çıkamıyor
Ellehalem ağır derdi
Sabır yaylana düşman konar
Dikenli bağimin yurdu

Alt(ı) oğlu var beş de kızı
Küll(ü) yetim bırakma bizi
Kapı döşlü kurt bileklim
Yıkılsın Elbistan düzü

Fakı’sız ata binemez
Muhammet doktur bulamaz
Şu düzün(e) ağıt düzeyim
Kimse sen gibi olamaz

Aslan düşmüş ağır yatar
Gitme beyim evin batar
Çocuklara kıran girsin
Sahipsiz fidan mı biter

1. KAYNAK:
 http://www.avsarobasi.com/forum/index.php?topic=1745.0;wap2
2. Kaynak: Yilmaz ilik, Dikenin Gülü Avsarlar Kitabi.
Siteye ekleyen : Selami SAYGILI / FRANKFURT


-----------

KELİMELER

Otoriter: Çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş, başarılı kimse.
Cahil Gelinlerim: Yeni yetme,  genç gelinlerim.
Şahana: Şahine.
Zarınan: Çığlık, imdat.
IrmamGözümden uzaklaştırmam.

Yoz: 1. Erkek koyun. 2. Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan kısır, dejenere, kaba, adi, bayağı yavan, gebe kalmamış hayvan ya da serbest olarak araziye bırakılmış kısır hayvan sürüsü.
Yamacına: Karşına.

Fakı: Fakih'ten bozma kelime. Anadolu'da okuryazar ve bilgili imam, hoca gibi kimselere eskiden verilen unvan. Şiirde ‘Fakı’  kelimesi Digen Ali için kullanılıyor. Dirgen  Ali’nin dini bilgisinin olduğunu bu kelimeden anlıyoruz.
Gö’: Mavi.
Höffünü: Korkusunu.

OZAN HAÇÇA / HATİCE BİNBOĞA



KİMDİRDirgen Ali'nin eşi, Ozan İsa Binboğa’nın annesi ve ozan Mehmet Binboğa’nın babaannesidir.   

DOĞUMU Afşin'de 1886 yılında doğdu.

ÖLÜMÜ: 12.12.1964 Tarihinde vefat etti.
        
------

ŞİİRİ
------

1. ÖĞÜNSÜN

Azrail yamacına oturur
Amelin kötüyse dilin tutulur
Ahbapların gayret eder götürür
Kabir sualini veren öğünsün

Yalan bu dünyanın sefası yalan
Ahreti düşünür kendini bilen
Beş vakti kazaya koymayıp kılan
Hakkın divanına duran öğünsün

Daima Allah’ın höffünü çeken
Ahiret için gözyaşın döken
Can cesetten ayrılıp ta çıkarken
Makamını görüp gülen öğünsün

Der Kaderim bulur muyum cenneti
Kıl namazı terk eyleme niyazı
Seçilirken Muhammed’in ümmeti
Sualsiz cennete giren öğünsün

Hatice Binboğa

------------

2. AĞIT

Beyimin büyük odası
Bu yıl yanmadı sobası
Eller yaylaya göçüyor
Issız Fakı’mın obası

İnce Fakı’m nişan atar
Mahammed’im yozun satar
Şu düzün ağası beyim
Dara düşmüş hapis yatar

Bir elim sofra yazardı
Bir elim fincan dizerdi
Yalan imiş yalan dünya
On beş işçimiz gezerdi

Çatal kapı büyük havlu
İçinde gö’ kıratı bağlı
Hele odasına bakın
Yedi mavzeri yağlı

Bir ocakta kuzu pişer
Bir ocakta kahve taşar
Tez gel benim beyim tez gel
İnsan eşiyle yaşar

İnce Fakı’m vurur kurdu
Mehmed’im bozar ordu
Lorşunlu ki benim beyim
Bütün ova buyur derdi

Bu ağıdı Ozan Hatice Binboğa, Kilis Cezaevinde yatan Eşi Dirgen Ali için yazmıştır. 

İSA BİNBOGA

KİMDİR:  Kadın ozanlarımızdan Haçça’nın ve dirayet sahibi Dirgen Ali’nin oğlu ve ozan Mehmet Binboğa’nın babasıdır.

DOĞUMU: 1929 Yılında Afşin’in Altunelma kasabasında doğdu.

KİŞİLİĞİ: Şiirlerini saz eşliğinde söyler, hoş sohbet ve şakacı bir kişiliğe sahiptir. Kır atına biner ve meşhur olan fötr şapkası takar.
------

ŞİİRİ
------

1976 Yılında güzel bir aşiret kızı:  “Köyden bir memura varacağım” der. Ama Köyden kızı alan memur çıkmaz. Kızın annesi: Kızı için Ozandan bir türkü söylemesini talep eder.
Ozan, sazının eşliğinde şu şiiri söyler:

1. SEVDİĞİM

Güzel ördek gibi gölde yüzersin
Meri keklik gibi gözün süzersin
Gören âşıkların bağrını ezersin
Urun urun bakışını sevdiğim

İnci mercan dizilmiştir dişleri
Kudretten çekilmiştir kaşları
İpek mi sırma mı siyah saçları
Göğsündeki nakışını sevdiğim

Gören âşıkları hep deli etmiş
Mevlam şekerle balı mı katmış
Yayla çiçeğidir yüksekte bitmiş
Burcu burcu kokusunu sevdiğim

Dirgenoğlu neler geldi diline
Altın kemer olsam ince beline
Kömürsün benzen Elif bahar seline
Coşkun coşkun akışını sevdiğim

 İsa Binboğa


2. AFŞİNİN TANITIMI

Bahçesinde bülbüller ötüşür
Burcu burcu kokar gülü Afşin’in
Pehlivanı meydanlarda tutuşur
Tarihten geliyor soyu Afşin’in

Çobanpınarı’nın suyunu içer
Termik her tarafa zehir saçar
Her partiden bir milletvekili seçer
Geçersiz sayılır oyu Afşin’in

Sekiz belediyesi var toprağı kıraç
Beyler bu dertlere yok mudur ilaç
Sahipsiz kalmıştır yapılmaz baraj
Hep boşa akmıştır suyu Afşin’in


27 Eylül 2014 Cumartesi

ALİ YALÇIN



DOĞUMU:  1956 Yılında Afşin İlçesi Bakraç kasabasında doğdu.

ÖĞRENİMİ:  İlkokulu aynı yerde, ortaokulu ve liseyi Afşin’de bitirdi.

GÖREVİ VE YAPTIKLARI
1.   İstanbul Ülker Bisküvi fabrikasında bir müddet çalıştı.
2.   Bursa Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde tahsil gördü.
3.   1986 Yılında Afşin Belediyesine girdi.


 ESERİ: Heybe isimli kitabı 1997 yılında yayımlandı.

------

ŞİİRİ
------


ANADOLUM

Bereket var toprağında dağında
Mor menekşe lale sümbül bağında
Salkım salkım üzümlü bahçesinde bağında
Canım yurdum Anadolu’m toprağım

Her köşede binlerce şehit kanı var
Yunan Moskof düşmanların kini var
Dünya hasret bizde yedi iklim var
Canım yurdum Anadolu’m toprağım

Kem göz ile bakan varsa kör olur
Dünya ateşlenir kor olur
Hep hür kaldı Anadolu’m hür kalır
Canım yurdum Anadolu’m toprağım

OSMAN KONAK

"Yeter Osman KONAK sohbeti bitir
Ne bir dayımız var ne de bir hatır
Ankara’ya arzuhali al götür
Okuyan olursa ver de araştır"

DOĞUMU:  1929 Yılında Afşin Bakraç (Arıstıl) Kasabasında doğdu. Osman Konak’ın asıl doğumu 1936’’dır.

ACI: Küçük yaşta babasının ölümü her şeyi olumsuz olarak değiştirdi.  İkinci cihan savaşı sırasında kıtlık yıllarını yaşadı.

YAPTIKLARI: Babasından geriye kalan, yadigar bir mesleği sürdürdü. Babasından arta kalan bir çift öküz, çiftçilik yapmasını kolaylaştırdı.

ÖĞRENİMİ:  Okuma-yazmayı asker ocağında öğrendi.

EDEBİ YAŞAMI: Osman Konak ilk şiirini çok sevdiği Kara öküzünün ölmesi üzerine yazdığını söyler.

MEDENİ DURUMU:  Beş çocuk babasıdır.

ESERİ: Osman Konak’ ın yayınlanmış Gönül Irmağı isimli şiir kitabı vardır.
·        Birçok şiiri Afşinli ozanlar tarafından bestelendi.

İKAMETİ: Afşin’de ikamet ediyor.

--------

Ali Başpınar’ın Osman Konak hakkındaki görüşü şöyle:

“Cuma ŞAHİN beni Osman KONAK ile tanıştırdı. Onu dinledim. Bir yorum farkı var. Hiç bir arkadaşımızı hiç birinden üstün tutmam ama bir yorum üstünlüğü ya da farkı vardı.”

*
------

3 ŞİİRİ
------

1. 

Atışan Şairler İçin 

Afşin’le Elbistan gene yarışta
Neticeyi bekleyenler var gibi
Mehmet GÖZÜKARA oynuyor başta
Hiciv yazıp yoklayanlar var gibi.

Doğrular eğriye boyun eğmez ki
Gerçek sözü yarınlara koymaz ki
Bazı taşlar GİRYANİ değmez ki
Ağır şelek yükleyenler var gibi.

Bazıları söylemeye erinir
Bazıları kimliklere bürünür
Bazıları hiç anlamaz görünür
Bildiğini saklayanlar var gibi

Bazıları karıştırır teyeğı
Bazıları hak etmez mi dayağı
Diken batar kanar eli ayağı
Çalıları kökleyenler var gibi

Bir cümle var anlaşılır azından
Bir cümle var konuşulmaz pozundan
Bir cümle var anlaşılır sözünden
Teşekkürü haklayanlar var gibi

Kimi var ki acı söze aldırmaz
Kimi var ki hünerini bildirmez
Kimi var ki gönülleri doldurmaz
Yanlış cümle ekleyenler var gibi

Bahçıvan nöbetçi goncayı bekler
Bülbülün derdini sırtına yükler
Sonbaharda boyun büken çiçekler
Soldurmadan koklayanlar var gibi

Osman KONAK selam sevgili canlar
Bendeki sevgiyi anlayan anlar
Meyve vermez oldu yaşlı fidanlar
Mesleğini tekleyenler var gibi

------------ 

2.

Güzel Kız Afşin'in
Neresindensin


Huri mi melek mi bilmedim nesin
Güzel kız Afşin in neresindensin
Bizim güzellere benzersin kesin
Güzel kız Afşin in neresindensin

Abaza’nın sularından içen mi
                        Çardak’ta eğlenip gelip geçen mi
                        Gürcü müsün bilmem yoksa Çeçen mi
                        Güzel kız Afşin’in neresindensin

Büyük Sevinli mi Oyumkozlu mu
Kuşkaya Kapılı Karagözlü mü
Büget Berçenek mi Çomudüzlü mü
Güzel kız Afşin’in neresindensin

Topaktaş Maravuz Dokuztaylı mı
Lorşun mu Hunu mu Serkizçaylı mı
Yoksa Arıstıl’mı Çobanbeyli mi
Güzel kız Afşin’in neresindensin             

Emirli Birecik Ördekli misin
Evli misin yoksa nişanlı mısın
Tanır mı Tatlar mı Kaşanlı mısın
Güzel kız Afşin’in neresindensin

Alemdar köyüne nazar eden mi
Çoğulhan eline gelip giden mi
Yoksa Hurman’dan mı Sinekli’den mi
Güzel kız Afşin’in neresindensin

Poskof Tılafşın Nadır mı derdin
Kabaağaç Çağılhan’a gönül mü verdin
Akçırı Erçene’yi deyince durdun
Güzel kız Afşin’in neresindensin

Haççepınar Örenli Söğütderesi
Armutalan Oğlakkaya burası
Çok yakından tanır mısın herkesi
Güzel kız Afşin’in neresindensin

Nişanıt Soğulcak bu günler yaz mı
Aldaşlı’sın desem doğru bir söz mü
Kötüre Kargabük yoksa Kitiz mi
Güzel kız Afşin’in neresindensin

Benim ile tahminlerin aynı mı
Doğru söyle kurcaladın beynimi
Yoksa doğduğun yer Deveboynu mu
Güzel kız Afşin’in neresindensin?

Zaman hayli geçti ararlar seni
Şiirim olacak sizlere konu
Bilmediğim komşum affetsin beni
Güzel kız Afşin’in neresindensin

Altunelma Hunu Serkizçaylı mı
İncirli Kangal mı Çobanbeyli mi
Demek Arıstıllı bizim köylü mü
Güzel kız Afşin’in neresindensin?

Osman KONAK hal gelmesin başıma
Kirpiklerin değer hilal kaşına
O yeşil gözlerin benzer Afşın’a
Güzel kız Afşin’in neresindensin

Osman Konak

------------

3. 
SEVİN KÖYLERİ

Sevinde ararsan Üçler Mağarasın
Kızılkaya’dadır sor da araştır
Ziyaretçisi var bellidir kesin
Yüzünü kabrine sür de araştır

Bu köylerin yaylası var yurdu var
Sessiz duran yiğidi var merdi var
Yedi köyün çeşit çeşit derdi var
Toplantı içine gir de araştır

Teknebaşı mutlu eder adamı
Orda dağıtırsın kederi gamı
İlkbaharda topla sarı çiğdemi
Yolla sevgiliye ör de araştır

Acı diken bitkilerin yavanı
Arı bilir çiçek açan keveni
Yücelerde doldurur kara kovanı
Oraya bir çadır kurda araştır

Karaardıç festivali kurulur
Köy toplanır bir birine sarılır
İbiş Ali sohbetine girilir
Dinle kahkahayı serde araştır

Örenderesi’nde yaşlı birisi var
Tarihleri anlatacak soru var
Bazı köşelerde küffar yeri var
Kazılan mezarı gör de araştır

Yeter Osman KONAK sohbeti bitir
Ne bir dayımız var ne de bir hatır
Ankara’ya arzuhali al götür

Okuyan olursa ver de araştır

-----------------

CUMA ŞAHİN (ÇAT CUMA)



KİMDİR: Fakir bir ailenin çocuğu olan ozan eziyet içerisinde büyüdü.  Köyün ramazan davulunu çalmakla ve bağlarını beklemekle babasına yardımcı oldu.
1957 yılında geçirdiği sinir felci sonucu şiire sarıldı.

DOĞUMU:  1934 Yılında Afşin’in Alemdar Kasabasında doğdu.

GÖREVİ VE YAPTIKLARI: Afşin-Elbistan Termik Santralinde çalıştı. Aynı iş yerinden emekli oldu.

MEDENİ DUMU: Sekiz çocuk babası.


ÖLÜMÜ: Cuma şahin 2001 yılında Hak’kın rahmetine kavuştu.

AÇIKLAMA

Ali Başpınar’ın Cuma Şahin ile ilgili düşünceleri şöyle:

Her insanın bir çıraklık devresi vardır. Zamanında Afşin’de yaşamış tam uyaklı şiir yazan bir ustamız vardı. Allah (cc) rahmet eylesin benim ilk ustam Cuma ŞAHİN’dir. Onun yanına her varışımda Aşık Mahrumi ile beni atışmaya zorlardı. Ben utanırdım. Tabiî ki gençliğin verdiği bir coşku, bir aşk bir heyecan var. Ozaman Mahrumi bir beddua verdi bana. Dedi ki,”İlahi oğlum Allah kavuşturmasın.”  dedi. Bedduası tuttu rahmetli Aşık Mahrumi’nin.
Babamgil rahmetli fasulye toplardı. Ben sazı alır kaçar Aşık Mahrumi’nin yanına giderdim. Cuma ŞAHİN şiir okumaya başladımı eline bir odun parçası alırdı. Onunla saz çalmış misali şiirlerini icra ederdi. Cuma ŞAHİN’de bambaşka bir uyum vardı. Onun şiir okuma ve yazma üslubu daha bir hoşuma giderdi. Aşık Mahrumi’ye atıfta bulunmuyorum da, Cuma ŞAHİN’de uyak çaprazdı. Şimdi biz ayak diyoruz buna. Çapraz uyakla yazılan şiir daha bir başka olurdu. Cuma ŞAHİN şiir okumak için ayağa kalktığında heybetlenirdi. Eline bir odun alır şiirini icra ederdi.Rahmetle anıyorum.

------

ŞİİRİ
------


YUVASI DAĞLAN KUŞLAR

Yuvası dağlan kuşlar
Uçar ama enemez ki
Irmak olsa dağlar taşlar
İçer ama kanamaz ki

Bilmem hangi avcı vuruk
Korkarım kanadın kırık
Yavrularım boynı buruk
İnsan acır kanamaz ki

Zalim avcı canım dağlar
Hangi tabip bunu bağlar
Yavrularım hu çeker ağlar
Anne kadar yanamaz ki

Şahin’im söyleme yeter
Ayrılık ölümden beter
Viranede baykuş öter
Başka bir kuş tünemez ki

------

HOŞGELDİNİZ

Hilal kaşlı siyah gözlü
Dost merhaba hoş geldiniz
Ağır başlı tatlı sözlü
Can merhaba hoş geldiniz

Yeşil Afşin’in gülleri
Binboğa’nın sümbülleri
Bal döker tatlı dilleri
Dost merhaba hoş geldiniz

Kimi lale kimi çiçek
Kimi cesur kimi köçek
Kalbi temiz sözü gerçek
Dost merhaba hoş geldiniz

Oklar için hazır yaylar
Yoksullara kardeş baylar
Fakirleri seven beyler
Dost merhaba hoş geldiniz

Hayırlı olsun jipiniz
Dosta açılsın kapınız
Şahin’i çırak yapınız
Bey merhaba hoşgeldiniz


Bakraçlı Şairimiz Osman KONAK ile Cuma ŞAHİN
arasında geçen atışma.

25 Eylül 2014 Perşembe

ALİ RIZA CEVİZ

  DOĞUMU: 1938 Yılında Afşin’in Bakraç Kasabasında doğdu.

ÖĞRENİMİ:  İlkokulu Bakraç’ta bitirdi.
GÖREVİ VE YAPTIKLARI
1.   Fakir bir aile çocuğu olarak çiftlikle uğraştı.
2.   1969 Yılında PTT’ye telefon tesisatçısı olarak girdi.

MEDENİ DUMU: Güreşi çok sevdiğinden dört oğlunun da güreşçi olmasında büyük katkısı oldu.
·        Beş Türkiye şampiyonluğu bulunmaktadır.

------

ŞİİRİ
------


NEFİS DÜŞMANIMDIR

Şu nefsimi katleylesen
Yine nefsim ölmez m’ola
Âlimleri dost eylesen
Yine nefsim ölmez m’ola

Nefsim elindedir nedir halim
Kendime yapıyorum zulüm
Ecel gelip bir gün ölüm
Yine nefsim ölmez m’ola

Gafletten kalksam uyansam
Sağlam temele dayansam
Hayvan ile ot yaylasam
Yine nefsim ölmez m’ola

Düşkünün halini sorsam
Hakkın divanına dursam
Bir mürşide gönül versem
Yine nefsim ölmez m’ola

Nefsimin âlem nesine
Seherde Tevhit sesine
Rıza’nın son nefesine
Yine nefsim ölmez m’ola

-----------------